IOT: Farklılıkları ötekileştiren anlayışlar, birlikteliğimize zarar veriyor!

Son günlerde Hollanda kamuoyuna yansıyan ve Türkiye toplumu arasında birlik ve beraberliği bozan, ayrımcı ve kutuplaşmayı körükleyen açıklamaları üzüntüyle karşılıyoruz. Toplumumuz içinde bazı kesimleri kötüleyen, dışlayıcı görüşler  içeren açıklamalar,  geçen hafta Hollanda Parlamentosunda hükümetin entegrasyon politikaları konusunda yapılan tartışmalarda milletvekilleri tarafından sıkça gündeme getirilmiş ve hükümetten önlem alınması istenmişti.
Gezi Parkı dayanışma eylemlerine katılanlar ve Alevilerle ilgili bu açıklamaların, toplumumuz içerisinde huzuru bozmasına, Hollanda toplumu ile ilişkilerimize zarar vermesine müsaade etmemeliyiz.


Geçen hafta Hollanda basınına yansıyan açıklamalarda, Gezi Parkı olaylarına katılanlar kısaca “Cami düşmanı mimarlar, komünist sendika liderleri, müslümanları katleden Esed’ciler, Alevilikten nasibi olmayan ve o adı kullanan dinsizler, Avrupai hayat yaşayan ailelerin çocukları, Ermeniler, Türk ve Müslüman olmayan, vatanına ve dinine düşman olanlar” şeklinde nitelendirilmişti.

Hollanda’da Türkler İçin Danışma Kurulu (IOT) olarak bu açıklamaları üzüntü ile karşılıyor ve  azınlık bir grup olarak dışlayıcı anlayışlara karşı yürüttüğümüz eşit haklar mücadelemizde,  tüm toplumsal kesimlerle birlikte geliştirdiğimiz ortak mücadele anlayışına gölge düşürmemesini diliyoruz. Elbette, inanç ve düşünce özgürlüğü kapsamında herkesin görüşlerini kendi çevresinde ifade etmek hakkına saygı duyuyoruz. Ancak, farklı inanç ve anlayışlara sahip olanları kötüleyici, dışlayıcı yaklaşımların, toplumumuz içinde gereksiz çelişkiler yaratmasından, kutuplaşmaya neden olmasından da kaygı duyuyoruz.

Büyük çoğunluğu, 50 yıl önce ucuz ücret karşılığında ağır işlerde çalışmak üzere  Hollanda’ya gelen bir toplum olarak,  kötü çalışma koşulları ve hukuksal konumumuzun iyileştirilmesi amacıyla bu güne kadar birlikte yürüttüğümüz mücadelede önemli kazanımlar elde ettik. Ama bu yeterli değil. Yeni kuşaklara iyi bir gelecek hazırlayabilmemiz için, gelecek dönemde toplum olarak güçlerimizi birleştirmeye, birlikte mücadele etmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Gençlerimizin üçte biri işsiz durumda, çocuklarımızın eğitimdeki mağduriyeti giderek artmakta, hayatın bir çok alanında maruz kaldığımız ayrımcılık artık normal karşılanmaktadır. Çocuklarımıza daha iyi bir gelecek için bir çok alanda yürüttüğümüz eşit haklar ve asimilasyona karşı ortak mücadelemiz artarak devam etmelidir. Ana dili eğitimi hakkı için başlattığımız hukuk mücadelesi bunun son örneğidir.
 
IOT olarak bu anlayış çerçevesinde,  beraberlik ruhumuzu kırıcı, Türkiye’deki olaylar hakkında farklı düşünenleri, kendisinden farklı islami inançları olanları dışlayıcı açıklamalara karşı çıkıyoruz. Bazı çevrelerde yaşanan bu tür tartışmaları toplumun geneline yansıtmanın hem kendi toplumumuz, hem de Hollanda toplumu ile uyumlu ilişkileri hedefleyen tüm dernek ve kuruluşlarımızın amacına aykırı ve zararlı olduğunu düşünüyoruz.

Yazan: Emre Ünver